Yabancı Mahkeme Kararları Türkiye'de Nasıl Geçerli Olur? Tanınma ve Tenfiz

09.08.2026

Yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilen kararlar, kural olarak sadece verildikleri ülkede hüküm ve sonuç doğururlar. Bu kararların Türkiye'de hukuki sonuç doğurabilmesi, Türk mahkemelerince tanınması veya tenfiz edilmesi şartına bağlıdır.

1. Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Fark

  • Tanıma: Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm ve kesin delil gücünü kazanmasını sağlar. Genellikle boşanma gibi icrai nitelik taşımayan, inşai veya tespit niteliğindeki kararlar için başvurulan yoldur.

  • Tenfiz: Tanımanın tüm sonuçlarını kapsamakla birlikte, karara Türkiye'de icra kabiliyeti (zorla yürütülme gücü) kazandırır. İçeriğinde icra organlarının harekete geçmesini gerektiren (örneğin bir miktar paranın ödenmesi) bir eda hükmü bulunan kararlar tenfize konu edilir.

2. Temel Hukuki Mevzuat

Türkiye'de yabancı ilamların tanınması ve tenfizi esas olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 50-59 hükümleriyle düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler (örneğin 1996 tarihli Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ilgili usul kurallarını tamamlamaktadır.

3. Tanıma ve Tenfiz İçin Aranan Şartlar

Mahkeme, yabancı kararın esasına girip maddi veya hukuki tespitleri denetleyemez (Revizyon Yasağı). Sadece aşağıdaki şartların varlığını inceler:

A. Ön Şartlar (MÖHUK m. 50):

  • Yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş bir ilam bulunmalıdır.
  • Karar, hukuk davalarına (özel hukuk ilişkilerine) ilişkin olmalıdır.
  • Karar, verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olmalıdır.

B. Esasa İlişkin Şartlar (MÖHUK m. 54):

  1. Karşılıklılık (Mütekabiliyet): Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında sözleşmesel, kanuni veya fiili bir karşılıklılık bulunmalıdır. Bu şart tanıma davalarında aranmaz.
  2. Yetki: Kararın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine (örneğin Türkiye'deki taşınmazlara ilişkin davalar) girmeyen bir konuda verilmiş olması gerekir. Ayrıca kararın "aşkın yetki" (uyuşmazlıkla gerçek bir bağı olmayan mahkemenin yetki kullanması) yoluyla verilmiş olmasına davalı tarafça itiraz edilmemelidir.
  3. Kamu Düzeni: Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuçlar doğurmaması gerekir.
  4. Savunma Hakları: Davalının, yabancı mahkemeye usulünce çağrılmamış olması veya savunma hakkının kısıtlanmış olması halinde bu duruma itiraz etme hakkı vardır.

4. Yargılama Usulü ve Taraflar

  • Görevli Mahkeme: Genel görevli mahkeme Asliye Mahkemeleridir. Ancak aile hukukuna ilişkin (boşanma, velayet vb.) kararlar için Aile Mahkemeleri görevlidir.
  • Yetkili Mahkeme: Davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi; yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.
  • Yargılama Yöntemi: Basit yargılama usulü uygulanır.

  • Dava Hakkı: Kararın tanınmasında veya tenfizinde hukuki yararı bulunan herkes dava açabilir. Bu kapsamda, yabancı boşanma kararının tanınmasıyla miras hakları etkilenecek olan mirasçılar da tanıma davası açmaya yetkilidir.

5. Kararların Etkisi ve Özel Durumlar

  • Geriye Etkililik: Tanınan veya tenfiz edilen yabancı ilam, kararın verildiği ülkede kesinleştiği andan itibaren Türkiye'de sonuç doğurur.
  • İdari Tescil İmkanı: Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A uyarınca; yabancı adli veya idari makamlarca verilen boşanma, evliliğin butlanı veya iptali kararlarının, tarafların birlikte başvurması halinde dava açılmaksızın idari yoldan nüfus kütüğüne tescili mümkündür.
  • 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi: Velayet sorumluluğu ve çocukların korunmasına ilişkin tedbirler yönünden bu sözleşme kapsamında alınan kararlar, diğer taraf devletlerde (Türkiye dahil) kural olarak "kanun gereği" kendiliğinden tanınır; ancak icra için tenfiz prosedürü gereklidir.