Vasiyet Alacaklısı ve Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali
Vasiyet alacaklısının (lehine belirli mal vasiyetinde bulunulan kişinin) mirasbırakanın sağlığında gerçekleştirdiği muvazaalı işlemlere karşı sahip olduğu haklar, Türk yargı uygulamasında ve doktrinde iki farklı görüş altında tartışılmaktadır:
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK) Kabul Ettiği Görüş (Dava Açma Hakkını Tanıyan Görüş)
YHGK'nın 21.11.2001 tarihli kararına göre vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın sağlararası yaptığı muvazaalı tasarruflara karşı şu haklara sahiptir:
- Tapu İptali ve Tescil Davası Açma Hakkı: Vasiyet alacaklısı, vasiyetnameden kaynaklanan kişisel hakkına dayanarak mirasbırakanın daha sonra yaptığı satışın muvazaalı olduğunu ileri sürebilir. Bu işlemin geçersizliğini iddia ederek tapunun iptal edilmesini ve taşınmazın tekrar vasiyetçi (muris) adına tescil edilmesini talep eden bir dava açmakta hukuki yararı ve sıfatı vardır.
- Vasiyetin İfasını İsteme Hakkına Yeniden Kavuşma: Mirasbırakan her ne kadar sonraki bir tasarrufla vasiyetten rücu edebilse de, bu rücunun geçerli olabilmesi için sonradan yapılan tasarrufun geçerli bir hukuki işlem olması gerekir. Eğer sonraki devir muvazaa nedeniyle geçersizse, rücu gerçekleşmemiş sayılır. Vasiyet alacaklısı, tapu iptal davası ile taşınmazın muris adına tescil edilmesini sağladıktan sonra, mirasın açılmasıyla birlikte vasiyetin yerine getirilmesini mirasçılardan talep etme (kişisel hakkını ileri sürme) imkânına yeniden kavuşur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ve Öğretideki Karşı Görüş (Dava Açma Sıfatının Olmadığını Savunan Görüş)
Öğretideki baskın görüş ve Yargıtay 1.Hukuk Dairesi ise vasiyet alacaklısının muvazaalı işlemlere karşı dava açma hakkı olmadığını savunmaktadır:
- Dava Açma Sıfatının Bulunmaması: Belirli mal vasiyeti lehdarı, mirasbırakanın külli halefi (mirasçısı) olmayıp cüz'i halefidir. Vasiyetname mirasın açılmasından sonra ona yalnızca kişisel bir talep hakkı (alacak hakkı) sağlar. Bu sebeple, mirasçı sıfatı taşımayan vasiyet alacaklısının muris muvazaasına dayanarak tapu iptal ve tescil davası açma sıfatı ve hukuki yararı yoktur.
- Zımni Rücu Nedeniyle Hakkın Sona Ermesi: Mirasbırakanın vasiyet ettiği malı sağlararası bir işlemle başkasına satıp devretmesi durumunda, zımnen vasiyetten rücu (cayma) ettiği kabul edilir. Satışın muvazaalı olmasından bağımsız olarak, murisin tapuda resmi memur önünde satış iradesini açıklamış olmasıyla rücunun tüm unsurları gerçekleşmiş ve vasiyete bağlı kişisel hak kendiliğinden ortadan kalkmıştır.
- Vasiyet Borcunun Düşmesi: Vasiyete konu olan mal mirasbırakanın ölümü anında terekede yer almadığı için vasiyet borcu düşer ve vasiyet alacaklısının mirasçılardan talep edebileceği hiçbir hakkı kalmaz. Muris muvazaasına dayalı iptal davası açma hakkı ise yalnızca yasal veya atanmış mirasçılara aittir.
Özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vasiyet alacaklısının vasiyetten doğan kişisel hakkını korumak için muvazaalı işlemin iptalini ve muris adına tescilini isteyebileceğini kabul ederken, öğretide bazı yazarlar ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi cüz'i halefiyet ve zımni rücu kuralları gereğince vasiyet alacaklısının bu davada sıfatının bulunmadığı görüşündedir.

