Kambiyo Senetlerine Karşı Öne Sürülebilecek Def'i ve İtirazlar

17.07.2026

Kambiyo senetlerinde (poliçe, bono ve çek) def'i kavramı, Medeni Hukuk'taki teknik anlamından daha geniş bir kapsama sahip olup, hakkın hiç doğmadığını veya sona erdiğini gösteren "itiraz" hallerini de içermektedir. TTK kambiyo senetlerine karşı öne sürülebilecek def'i ve itirazların hepsini "def'iler" başlığı altında toplamıştır. Türk Ticaret Kanunu (TTK), borçlunun ödemeden kaçınmasını sağlayan bu savunma araçlarını temel olarak üç ana grupta sınıflandırmaktadır.

1.Senet Metninden Anlaşılan Def'iler:

Senedin ön veya arka yüzü ile alonj denilen ek kağıdın incelenmesiyle herkes tarafından fark edilebilen savunmalardır. Bu def'iler mutlak niteliktedir ve senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.

  • Geçerlilik Şartlarının Eksikliği: Kanunen zorunlu olan unsurların (örneğin bonoda "bono" kelimesi veya kayıtsız şartsız ödeme vaadi) bulunmaması.
  • Zamanaşımı: Senet üzerindeki tarihlere göre kanuni zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması.
  • Ciro Zincirindeki Kopukluk: Hamilin meşru hamil olduğunu kanıtlayan düzgün bir ciro silsilesine sahip olmaması.
  • Vade Aykırılıkları: Kanunda öngörülen tipler dışında veya çift vade içeren kayıtların varlığı.
  • Senetteki Kayıtlar: Senet üzerine konulan "bedeli tahsil içindir", "teminat senedidir" veya "rehin içindir" gibi  şerhler.

2. Senetteki Bir Taahhüdün Geçersizliğinden Kaynaklanan Def'iler:

Senedin şeklen geçerli olmasına rağmen, o senetle borç altına giren kişinin irade beyanının sakat veya geçersiz olduğunu ileri sürdüğü hallerdir. Bazıları mutlak, bazıları ise nisbi etkilidir.

  • Ehliyetsizlik (Mutlak): İmza sahibinin senedin teslimi anında fiil ehliyetine sahip olmaması (çocuk veya kısıtlı olması gibi).
  • Yetkisiz Temsil (Mutlak): Temsil yetkisi olmayan veya yetkisini aşan birinin attığı imza, temsil olunanı bağlamaz; imza sahibi şahsen sorumlu olur.
  • İmza Sahteliği (Mutlak): Borçlu adına atılan imzanın ona ait olmaması (taklit edilmesi). Bu durum iyiniyetli üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
  • Fiziki Cebir (Mutlak): İmzanın kişinin elinin zorla tutulması gibi fiziki şiddet altında attırılması.
  • Tahrifat: Senedin tedavüle çıktıktan sonra bedel veya vade gibi kısımlarının değiştirilmesi. Tahrifattan önceki imzalar eski metne, sonrakiler yeni metne göre sorumludur.
  • Tüketici Senetleri (TKHK m.4/5): Tüketici işlemlerinde senedin "nama yazılı" ve her taksit için ayrı düzenlenmemesi hali tüketici için mutlak bir geçersizlik def'idir.

3. Kişisel (Şahsi) Def'iler: 

Borçlu ile belli bir alacaklı arasındaki hukuki ilişkiden veya özel anlaşmalardan doğan savunmalardır. Bu def'iler kural olarak nisbi olup sadece doğrudan taraf olan kişilere karşı ileri sürülebilir; iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kullanılamaz.

  • Temel İlişkideki Sakatlık: Senedin verilmesine neden olan asıl sözleşmenin (satım, kira vb.) hiç ifa edilmemesi (ödemezlik def'i), bedelsiz kalması veya sözleşmenin iptali.
  • Özel Anlaşmalar: Hatır senedi verilmesi, vade uzatımı (imhal), bedelde indirim veya ibra anlaşmaları.
  • Muvazaa: Tarafların senedin hüküm doğurmayacağı konusunda gizli bir anlaşma yapmaları.

4. Kişisel Def'ilerin Üçüncü Kişilere Karşı İleri Sürülebildiği İstisnai Haller:

Normalde sadece taraflar arasında kalan kişisel def'iler, şu üç durumda senedi devralan yeni hamile karşı da ileri sürülebilir:

  1. Kötüniyetli İktisap: Hamilin senedi devralırken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması (borçlunun devredene karşı bir def'i hakkı olduğunu bilmesi yeterli görülebilmektedir).
  2. Halefiyet Yoluyla İktisap: Senedin miras, alacağın temliki veya şirket birleşmesi yoluyla devralınması.
  3. Tahsil Cirosu: Senedin "bedeli tahsil içindir" şerhiyle vekil sıfatıyla devralınmış olması (bu durumda temsil olunana karşı tüm def'iler temsilciye de söylenebilir).