Aşırı Yararlanma (Gabin) Nedir?

18.08.2026

Aşırı yararlanma (Gabin), Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlenen, tarafların karşılıklı edimleri arasındaki açık oransızlığın, taraflardan birinin özel (zayıf) durumunun sömürülmesi yoluyla gerçekleştirilmesidir. Sözleşme özgürlüğünün sınırlarından birini oluşturan bu kurum; dürüstlük kuralına, ahlaka ve adalet duygusuna dayanan bir hukuksal koruma yoludur. 

Aşırı Yararlanmanın (Gabinin) Şartları

Bir sözleşmede aşırı yararlanmanın varlığından söz edebilmek için objektif ve sübjektif olmak üzere üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Objektif Şart (Edimler Arası Açık Oransızlık): Sözleşmede kararlaştırılan edim ile karşı edim arasında herkesin gözüne çarpan, kolayca fark edilebilen aşırı bir nispetsizlik bulunmalıdır. Oransızlığın belirlenmesinde edimlerin sözleşme anındaki objektif piyasa değerleri esas alınır.
  • Sübjektif Şart (Sömürülenin Zayıf Durumu): Zarar gören tarafın sözleşmeyi yaparken içinde bulunduğu olağanüstü bir durumun varlığı gerekir. Kanun bu durumları sınırlayıcı olmamak üzere; zor durumda kalma (müzayaka), düşüncesizlik (hafiflik) veya deneyimsizlik (tecrübesizlik) olarak saymıştır.
  • Sömürme Şartı (Sömürenin Kastı): Sömüren taraf, karşı tarafın zayıf durumunu ve edimler arasındaki açık oransızlığı bilmeli ve bundan yararlanma (istismar) kastıyla hareket etmelidir.

Başvurulabilecek Yasal Yollar ve Haklar

Aşırı yararlanmaya maruz kalan taraf, durumun özelliğine göre iki seçimlik haktan birini kullanabilir:

  1. Sözleşmenin İptali ve Edimin Geri Verilmesi: Aşırı yararlanmaya maruz kalan taraf, sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği edimin geri verilmesini isteyebilir. Bu hak kullanıldığında sözleşme kurulduğu andan itibaren geçersiz hale gelir.
  2. Sözleşmeye Bağlı Kalarak Oransızlığın Giderilmesi: Aşırı yararlanmaya maruz kalan taraf, sözleşmeyi ayakta tutmakla beraber edimler arasındaki aşırı dengesizliğin düzeltilmesini (indirimi veya artırımı) isteyebilir. Bu hak, öğretide "kısmi iptal" olarak da adlandırılır.

Hak Düşürücü Süreler 

Bu hakların kanunda öngörülen süreler içerisinde kullanılması şarttır. Aksi takdirde gabine dayanma hakkı kendiliğinden düşer:

  • Bir yıllık süre: Düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği; zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren başlar.
  • Beş yıllık süre: Herhalde sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren başlar. Sözleşmenin kurulması itibarıyla beş yıllık hak düşürücü sürenin dolması ile gabine dayanma hakkı düşer.

Başvuru Usulü

Aşırı yararlanma iddiası kural olarak tek taraflı bir irade beyanıyla (yenilik doğuran hak) kullanılabilir ve bu beyanın karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Ancak uygulamada, özellikle karşı tarafın talepleri kabul etmemesi durumunda, bu hakkın iptal davası veya inşai dava yoluyla mahkemeye taşınması gerekir. Özellikle mahkeme önünde yapılan sulh sözleşmelerinde gabin varsa, HMK m. 315/2 uyarınca sulhün iptali için ayrı bir dava açılmalıdır. Miras sözleşmelerinde ise edimlerin gelecekteki belirsizliği (muhataralı yapısı) nedeniyle gabin hükümlerinin uygulanması oldukça sınırlıdır.